DUA
ALLAHIM Eğer bana güçler verirsen, muhakeme yeteneğimi çıkarma.
Eğer başarı verirsen
Alçakgönüllüğü çıkarma
Eğer bana alçakgönüllülük verirsen,
Saygınlığımı çıkarma.
Görünenin diğer yüzünü tanımama yardım et,
Benim düşüncelerime katılmıyorlar diye bana karşı olanları hainlikle suçlayarak , onların karşısında suçlu duruma düşmeme izin verme.
Kendimi sever gibi diğerlerini sevmeyi ,
Ve diğerlerini yargılıyormuş gibi kendimi yargılamayı öğret bana.
Başarılı olduğum zaman sarhoşluğuna izin verme,
Ne de başarısız olursam umutsuzluğa düşmeme.
Daha ziyade, başarısızlığın başarının öncesindeki bir deneme olduğunu
hatırlamamı sağla.
Hoşgörünün , güçlerin en büyüğü olduğunu,
Ve intikam arzusunun zayıflığın ilk görünümü olduğunu öğret bana.
Eğer beni paradan yoksun bırakırsan, bana umudu bırak,
Ve eğer beni başarıdan yoksun bırakırsan,
Başarısızlığı yenebilmek için irade gücünü bırak bana.
Eğer beni sağlık bağışından yoksun bırakırsan
İnancın lütfunu bırak.
Eğer insanlara zarar verirsem,
Özür dileme gücü ver bana,
Ve eğer insanlar bana zarar verirse,
Affetme ve merhamet gücü ver bana.
Allahım... Sen beni unutma !
Eğer seni unutursam
Amin
(MAHATMA GANDHI)
DÜŞÜNCE,DÜŞÜNÜNCE... iranlı şair der ki; -Aşka uçma kanatların yanar... Mevlana da der ki; -Aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar...
BİRAZ TEBESSÜM
Ne olsun istersin
Kocamla sabah işe beraber gidiyoruz, akşam işten beraber dönüyoruz. Kapıdan girer girmez sorduğu soru; "Yemekte ne var?" Pardon canım yaa, tencereleri iş yerinde unuttum..
Geveze
Şehirlerarası otobüste gece 23:00"dan sabah 05:00"a kadar nefes almadan konuştuktan sonra, şoföre; ""Kaptan bey evladım, kusura bakma seni de uyutmadık!"" diyen yurdum teyzesine alkış yok mu?
Önceden bileydim
Az önce, bir senedir peşimden koşan makina mühendisi vatandaşın SSK dökümüne baktım, primleri 5,700"den yatıyormuş. Allah"ım, aşık mı oluyorum ne?
Zeka yumağı
Sosyal Bilgiler 4. sınıf sınavında, "Savaşa gidip, savaştan sağ dönen askere ....... denir." sorusuna, "Hoşgeldin" yazan benim canım öğrencimdir.
Gel de gülme
İslamiyeti kabul etmiş ilk Türk boyu........ "dır şeklindeki boşluk doldurma sorusuna "1.65" yazan öğrenciye sizce kaç verilir? Bence bu müthiş zeka 100 ile ödüllendirilmelidir.
Nihal
Üniversite öğrencisi olan kardeşimi annem arıyor, "Alo Nihal kızım, Nihal duyuyor musun?" Kısa bir şaşkınlıktan sonra kardeşim "Nihal kim Anne, ben Ece" diyor ama annem ısrarla Nihal diye sesleniyor.Kardeşimin artık kızdığını anlayınca da bombayı patlatıyor. "Kredi kartı ekstren geldi de, belki kendini Adnan Ziyagil"in kızı zannediyorsundur diye öyle dedim."
Koş peşinden
Kendini fazlasıyla beğenen arkadaşım ""Ne olacak böyle, bıktım vallahi. İşyerinde peşimden koşmayan erkek yok neredeyse."" diyerek bana dert(!) yanıyor ve onu teselli(!) edecek cümleyi kendisine yöneltiyorum; ""Ah tatlım, erkekler topun da peşinden koşuyor ama tekme atmak için.""
Aptal aşık
Sevdiğim kadını aracıyla takip ediyorum, Zekeriyaköy orman yolunda sanırım şüphelenip aracı sağa yanaştırıp bekliyor. 100 mt. kadar gerisindeyim. O bekliyor, ben bekliyorum, o bekliyor, ben bekliyorum,... Derken cebime bir mesaj geliyor : "Arkamdaki sen misin?" Salak kafam cevap veriyor: "Saçmalama! Ne işim var orman yolunda..."
Vazgeçtim istemiyorum
Anneme sürekli "Seni çok seviyorum" diye mesaj atan babama "Hep anneme mesaj atıyorsun! Biz neciyiz, insan bir kere de çocuğuna mesaj gönderir..." türü bir ton sitemde bulunuyorum, gülüp geçiştiriyor. Beş, on dakika sonra telefonum bipliyor, babamdan mesaj geliyor: "Anneni çok seviyorum."
Evlilikte son nokta
Beş kız arkadaş evlilik üzerine koyu bir sohbete koyulduk. Altı aylık evli olan arkadaşımız "Arkadaşlar kesin evlenin." dedi. İlk defa evli olan birinden güzel bir söz duydum diyordum ki "Aranızdaki tek salak ben olmak istemiyorum!" diye devam etti. Çamur
Komşumuzun yeni doğan bebeğine "Toprak Su" ismini koydular. Biz de kısaca "Çamur" diyoruz.
Yer misin yemez misin
Karısına küsünce sofraya oturmayan, aynı zamanda çok iştahlı bir dayım var. Yine gün içerisinde yaşanmış bir tartışma olduğu suratlarından belli olan bu çiftin evinde yemekteyiz. Dayım o kadar kırgın ki sofraya oturmuyor. Yengem yemekleri koymaya başlıyor, oldukça sinirli ama yine de dayımın oturması gereken yerdeki tabağa bir miktar yemek koyuyor. Ardından dayımın gergin havayı bozan cümlesi geliyor: "Onu kime koyduysanız, o az!"
HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
Yağan kar taneciklerinin her biri farklı desende ama bu farklılığa rağmen birbirleriyle münakaşa edip, dev çığ kütlelerine dönüşerek üzerimize inmiyorlar. Bilakis her bir tane, icabında salınıp süzülerek ama çarpışmadan ve çatışmadan, usul usul, son derece zarif ve nazik bir şekilde verilen adrese iniyorlar. Peki neden akıl sahibi olan bazı insanlar farklılıklarını çatışmaya dönüştürüyorlar?
İLGİNÇ BİR TESPİT Hayat 60... Yarısı gece, Yarısı gündüz. 10 u çocukluk, 10 u ihtiyarlık, 5 i tahsil, Kaldı 5, Yaşamak için yarın çok geç.
Hiç birşey için "Benimdir" deme... Sadece de ki "Yanımdadır"de... Çünkü ne altın,ne toprak,ne sevgili, Ne hayat, ne ölüm, Ne huzur, Ne de keder Daima seninle kalmaz.
D.H.Lawrence
ŞÜPHE İki adam konuşuyor Adam; -"Yalnızca aptallar emindir. Akıllı adamlar daima şüphecidir." Arkadaşı: -"Emin misin?" Adam: -"Kesinlikle!"
SORU SOR! Matematik alanında Nobel Ödülü alan bilimadamına öğrencileri soruyor; -"Hocam, niçin siz seçildiniz? Başarınızı kime borçlusunuz?" Cevap veriyor bilimadamı; -"Anneme borçluyum. Çünkü herkesin annesi akşam çocukları eve dönünce onlara "Bugün öğretmenin sana soru sordu mu??"diye sorarken, annem okuldan dönünce bana şöyle sorardı"Evladım, bugün öğretmenine güzel bir soru sordun mu?"" BİR KIZILDERİLİ KİTABESİNDEN ALINTI ( ÇOK İLGİNÇ )
Yalan bir tohumdur, bir’e kırk verir. Verdiği kırkın her biri bir tohumdur ki bire kırk verir. Bilgi de tohumdur. Bir’e yüz verir. Verdiği yüzün her biri bir tohumdur ki; sana bilgelik, torunlarına da ilham verir. Zekâ su’dur, tohumları yeşertir. Yalanı da, bilgiyi de… Yetenek topraktır. Ne ekersen onu biçersin. Emek güneştir. Tohuma da, suya da hayat verir. Kader çadırındaki kilim gibidir. İpliğini YARADAN verir sen dokursun. Deseni sendedir. Renkleri ondan.
ANGUT!!!
Haksız şekilde kullanılan bir ifade "Angut!" Birisi yanlış yapınca, laftan anlamayınca, boş boş bakınca "Angut musun?" derler. Angut aslında bir kuş türü. Ancak bu kuş türü adeta eşe sadakatin de simgesi. Göl, bataklık ve akarsularda yaşayan. yaklaşık 10 yıl ömrü olan "Angut" eşi öldükten sonra başka bir kuşla çiftleşmeden, hayatının sonuna kadar yas tutuyor. Angut kuşu eşi öldüğünde (yanına o anda başka yırtıcı bir kuş veya insan gelse dahi) gözlerini bir dakika bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan, kendisi de ölene kadar onun başucunda bekler. Ayrıca bu bütün "Angut" kuşları için geçerlidir, arada bir görülen bir şey değildir. Çok ürkek bir hayvan olmasına rağmen eşinin ölüsünün başında bekleyen angut kuşuna elinizi uzatsanız dahi oradan kaçmaz. Keşke herkes angut gibi bakabilse değer verdiklerine... Bundan sonra bazılarına "Angut!" demeden önce bir kere daha düşünün. Bir "Angut" bile olmayan o kadar çok insan var ki günümüzde!
MARGARİN İLE TEREYAĞI ARASINDAKİ FARKI BİLİYOR MUSUNUZ?(Çok Şaşıracaksınız!)
· Her ikisi de hemen hemen aynı kaloriye sahiptir.
· Tereyağı çok az daha fazla doymuş yağ oranına sahiptir. 8 grama 5 gram.
· Harvard Tıp Fakültesinin çalışmasına göre tereyağı ile karşılaştırılınca margarin yemek kadınlarda kalp hastalığına yakalanma olasılığını %53 artırıyor.
· Tereyağı yemek, yiyeceklerdeki diğer besin öğelerinin emilimini artırıyor. Tereyağının besinsel değeri yüksek olmasına rağmen margarinin çok düşüktür. Çünkü katkılıdır.
· Tereyağı margarinden çok daha lezzetlidir ve diğer yiyeceklerdeki tadları zenginleştirir. Tereyağı yüzyıllardır bilindiği halde margarin 100 yıldan az bir süredir yapılmaktadır.
Ve şimdi margarine gelelim...
· Yağ asitleri çok yüksektir...
· Koroner kalp hastalığı riskini üçe katlar...
· Toplam kolesterolü ve LDL"yi yükseltir. (Kötü kolesterol)
· HDL"yi düşürür. (iyi kolesterol)
· Kanser riskini beş katına çıkarır...
· Anne sütünün kalitesini düşürür...
· Bağışıklık sistemini zayıflatır...
· İnsülin tepkisini düşürür.
İŞTE EN İLGİNÇ KISMI!
· Margarin plastikten yalnızca 1 molekül farklıdır.
İşte bu gerçek beni hayatım boyunca bir daha margarin ve diğer hidrojene yiyecekleri yemekten alıkoymuştur . (Hidrojene demek moleküler yapısına hidrojen eklenmiş demektir.) Kendiniz de deneyebilirsiniz: Bir paket margarin alın ve gölge bir yere koyun. İki gün içinde şunları gözlemleyeceksiniz. Üzerinde bir tane bile sinek yok! (Bu size birşeyler anlatmalı.)
Çürümemiş ve kötü kokmamıştır. Çünkü hiçbir besin değeri yoktur ve üzerinde hiçbir şey gelişmez. Hatta mikro organizmalar bile yerleşmez. Neden? Çünkü nerdeyse plastiktir. Evdeki plastik kablonuzu eritip de tostunuza sürer misiniz?
BEYİNE ZARAR VEREN ALIŞKANLIKLAR
1. No Breakfast (kahvaltı etmemek) People who do not take breakfast are going to have a lower blood sugar level. This leads to an insufficient supply of nutrients to the brain causing brain degeneration. (Kahvaltı etmeyen kişiler, düşük bir kan şekeri seviyesine sahip olur. Bu durum beyin için yetersiz besin tedarik edilmesine ve sonunda beyin dejenerasyonuna yol açar.)
2 . Overheating (aşırı ısınma) It causes hardening of the brain arteries, leading to a decrease in mental power. (Beyin arterlerinin sertleşmesine neden olarak, zihin gücünün azalmasına yol açar).
3. Smoking (sigara içmek) It causes multiple brain shrinkage and may lead to Alzheimer disease. (Çoklu beyin büzülmesine neden olur ve Alzheimer hastalığına yol açabilir).
4. High Sugar consumption (yüksek şeker tüketimi) Too much sugar will interrupt the absorption of proteins and nutrients causing malnutrition and may interfere with brain development. (Çok fazla şeker proteinlerin ve besinlerin emilmesini durdurur, dengesiz beslenmeye neden olur ve beynin gelişmesine engel olabilir.) 5. Air Pollution (Hava kirlenmesi) The brain is the largest oxygen consumer in our body. Inhaling polluted air decreases the supply of oxygen to the brain, bringing about a decrease in brain efficiency. (Beyin vücudumuzda en çok oksijen tüketen organdır. Kirli havanın teneffüs edilmesi, beyne giden oksijeni azaltır ve beynin veriminde düşüş yaratır).
6 . Sleep Deprivation (Uyku yetersizliği) Sleep allows our brain to rest. Long term deprivation from sleep will accelerate the death of brain cells. (Uyku beynimizin dinlenmesini sağlar. Uykudan uzun vadeli yoksunluk beyin hücrelerinin ölmesini hızlandırır.)
7. Head covered while sleeping (Uyurken kafayı örtmek) Sleeping with the head covered increases the concentration of carbon dioxide and decrease concentration of oxygen that may lead to brain damaging effects. (Kafayı örterek uyumak, karbondioksit konsantrasyonunu arttırır ve beyne hasar veren etkilere yol açabilir.)
8. Run your brain during illness (Hastalık sırasında beyni çalıştırmak) Working hard or studying with sickness may lead to a decrease in effectiveness of the brain as well as damage the brain. (Hasta iken çok çalışmak veya öğrenmek beyin etkenliğinin azalmasına yol açabilir ve ayrıca beyne hasar verebilir.)
9. Lacking in stimulating thoughts (Uyarıcı düşüncelerde eksiklik) Thinking is the best way to train our brain, lacking in brain stimulation thoughts may cause brain shrinkage. Crosswords and Sudoku provide good exercises. (Düşünmek beyin jimnastiği için en iyi yoldur, beyni uyaran düşüncelerin eksikliği beyin daralmasına yol açabilir. Çapraz bulmaca ve Sudoku iyi egzersiz sağlar.)
10. Talking Rarely (Az konuşmak) Intellectual conversations will promote the efficiency of the brain. (Zihinsel sohbetler beynin etkinliğini geliştirir.)
ZAMANE ÇOCUKLARI Çocuk babasına sorar;"Ata bazı arkadaşlar beygir, bazıları küheylan, bazıları da düldül diyorlar. At Nedir? Babası atın tanımına başlar;"t yavruysa TAY, dişiyse KISRAK, yük taşıyana BEYGİR,azgın ve yabaniyse HERGELE, soylu arap atıysa KÜHEYLAN, çok iriyse KADANA, küçük cinsse MİDİLLİ denir. Babası eşek olan ata KATIR denir, Red Kit in atına..." Çocuğun kafası iyice karışır:"Lafı dolaştırıp durma baba! Bu ata ne zaman AT denir?Sen bana onu söyle!"
LAMBA
Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: "Bacım o geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa."
TÖVBE YA!... Annemi namaz kılmış, dua ederken görünce "Benim için de dua et!" deyiveriyorum ve annemin cevabıyla dumur oluyorum. "Kendisi nerede derse ne diyeyim?"
CADALOZ KAYNANA İş arkadaşımın düğünündeyiz. Nikah kıyılıyor, imzalar atılıyor, gelin ve damadı tebrik etmek için ayağa kalkıldığında elektrikler kesiliyor. Biz hep beraber "Aaaa!" diye tepki gösterirken, arkadaşımın annesi oldukça yüksek sesle düşüncesini dile getiriyor. "Oğlumun daha ilk dakikadan hayatı karardı."
POTANSİYEL MÜŞTERİ Kırmızı ışıkta durduğum anda yanımdan iki motosikletli ışık hızında ve tek tekerlek üzerinde geçti. Ben ağzım açık olayı izlerken yanıma yanaşan 112 ambulansından doktor camı açtı ve bana: ""Gördün mü bizim müşterileri... Hey maşallah!"" dedi.
KÜÇÜK ÇOCUĞUN ÇOK GİZLİ NOTLARI
Kızıma bilgisayar aldım ama sadece oyun oynuyordu. “Kızım bilgisayar sadece oyun oynamak için değildir. Klasör oluştur. Bir takım notlar vs al. Tabi arada oyun da oynayacaksın ama her zaman oyun oynarken görüyorum” Dedim. Bir müddet sonra bilgisayar da çalışma yaparken klasöre gizlenmiş dosyayı gördüm.”Aman Dikkat!” isimli dosyayı tıkladığımda ne göreyim!!! ”Baba! Çok televizyon seyrediyorsun. Kapat biraz! Anne! mutfakta her gün tabak bardak kırıyorsun. Lütfen biraz dikkatli ol! Dede! Hep aynı hikayeleri anlatıyorsun. Nolur yenilerini öğren artık! Amca! Yengeme çok bağırıyorsun. O nu biraz sevsen keşke. Hala! Çok yemek yiyiyorsun, duba gibi oldun! Zayıfla lütfen! Nineciğim; çok namaz kılıyorsun. Biraz sohbet et bizimle lütfen! Öğretmenim; çok sigara içiyorsun bırak lütfen! Kardeşim; eşyalarımı karıştırma artık!
İNDİRİMLİ UÇAK BİLETİ ESPRİLERİ • “-Kızın İzmir’e 19liralık biletlerden istiyorum 2 tane””-Maalesef İzmir e bütün kampanya biletlerimiz bitti efendim!””-Adana ya olsun o zaman””-Üzgünüm Adana için de kampanyalı biletlerimiz kalmadı!””-Yahu nereye varsa ver kızım!Şu kadını ölmeden bi uçağa bindireyim!” • “-İndirimli biletlerden istiyorum””-Maalesef bütün kampanya biletleri satıldı efendim!””-Yalancılar sizi! Bineceğim uçağa bağıracağım: Kim indirimli biletlerden aldı? Diye.Kimse el kaldırmazsa sizi mahkemeye vereceğim.” • “-Dokuz liralık biletlerden almıştım. Ama değişiklik yapacağım.””-Kampanya biletlerinde değişiklik yapmıyoruz efendim!””-Diyarbakır yerine Erzurum olacaktı sadece””-Üzgünüm efendim 9liralık biletlerde değişiklik yapamıyoruz!””-Soyguncular sadakam olsun!” • “-Dokuz liralık biletlerden istiyorum””-Nereye olsun efendim?””-Hiç fark etmez. Çoluk çocuk uçak görsün.” • “-Bacım, Gaziantep e 19liralık indirimli biletten alacaktım.””-Maalesef hiç kalmadı efendim!””-Hiç mi kalmadı?””Nasıl olur binlerce bilet satıldı mı yani?””-Kampanya dahilinde olanlar geçen hafta satıldı””-O kadar adam ne yapacak Antep te ?Hayret bişey Allah Allah!” • “Alo! Efendim ben indirimli biletlerden alacaktım.””-Sadece internetten ve acenteden alabilirsiniz!Ben sadece yer olup olmadığını söyleyebilirim””-Ablacığım! Ver sen parasını, ben gelince takdim edeyim sana. Biter falan şimdi!” • “-Malatya’ya 9liralık bilet almıştım da bişey soracaktım; Acaba Kadıköy den havaalanına servisiniz var mı?””-Beyefendi hem 9liraya bilet alıyorsunuz, hem de servis soruyorsunuz. Olacak sey mi?””-Ben şimdiden uçuşa geçtim kızım!Aklım başımda mı benim?Ne dediğimi biliyor muyum sanki?” • “-Alo!Az önce oğlum 9liralık bilet almıştı;bozuk olmadığından 10lira uzatmış, üstünü vermemişsiniz!Bu bir fırsatçılık değil midir? Biz o 1lirayla kaç ekmek alırız biliyor musunuz?” • “-Alo! 9liraya bilet hikayesi şaka mıdır, gerçek mi?”
“GICIK”LIĞI ELE VEREN 25 ŞEY
1.Sırıtmak. 2. Peş peşe soru sormak. 3.Haddini aşmak. 4.Hatasını savunmak. 5.Kaş göz işaretleriyle iletişim kurmak. 6. Vücudunu yerli yersiz oynatmak, gereksiz yere dikkat çekmek. 7.Övünmek. 8.”O senin sorunun!” sözünü fazla kullanmak. 9. Bencillik. 10. Üstüne vazife olmayan işlere karışmak ve ortamı iyice karıştırmak. 11. Bir problem halinde kendini temize çıkarmak. 12. Hava atmak. 13. Görmemişlik. 14. Çok konuşmak ama hiçbir şey anlatamamak 15. Aşırı meraklılık. 16. İyilikleri ve yardımları törene dönüştürmek. 17. Fazla abartmak. 18. Hiçbir şeyden mutlu olmamak. 19. Olumsuza odaklanmak, felaket tellallığı. 20. Alaycılık. 21. Bir meseleyi haddinden fazla uzatmak. 22. Bol atmasyonlu konuşmak. 23. Her konuda ahkam kesmek, ukalalık. 24. Yapmacık tavırlar. 25. Samimiyetsizlik
TIPTA GELİNEN SON NOKTA
MÖ 2000: Al bu otu ye
MS 1000: O ot kötü bu duayı oku
MS 1250: O dua batıl inanç, al bu iksiri iç!
MS 1500: O iksirin ne faydası var? Al bu hapı yut!
MS 1750: O hap etkisiz, al bu antibiyotiği iç.
MS 2000: O antibiyotik kimyasal, al bu otu ye.
YOK ARTIK..!
Üst üste 5 yıl dershaneye gidip üniversiteyi kazanamayanlar dernek kurup ÖSS yi protesto ettiler. Telefon faturasını getiren postacıya “Ne kadar gelmiş?” diye sormaya çalışan yaşlı kadın postacının üstüne düştü. Kimya Mühendisliği son sınıf öğrencisi sahte rakı yaparken yakalandı. Merkeze götürülürken genç “Bu benim bitirme tezimdi. Kötü bir amacım yoktu!” dedi. “Müsait bir yerde inecek var” diyen yolcu 5 durak sonra minibüsten inebildi. Minibüs şöförü pişkin pişkin “Müsait bir yer bulamadım!” dedi. İş görüşmesine giden genç biz sizi ararız cevabına karşı “Siz zahmet etmeyin, siz çaldırın ben sizi ararım” dedi. Fenerbahçe maçının her golünden sonra birbirine sarılan genç çift 7-0 lık Kayseri maçından sonra evlenme kararı aldı.
DOKTORA TEZİ
Bir tavşan önüne daktilo almış, birşeyler yazıyor.Oradan geçen tilki sormuş."Ne yazıyorsun?""Doktora tezimi yazıyorum.""Çok güzel! Ne hakkında?""Tavşanların tilkileri nasıl yedikleri hakkında...!""Olur mu öyle şey,hiç tavşanlar tilki yer mi?""Gel istersen sana ispat edeyim!"Beraberce tavşanın yuvasına girerler. Az sonra tavşan tek başına çıkar,yine daktilosunun başına geçer, birşeyler yazmaya devam eder. Oradan geçen kurt tavşanı görüp sorar;"Ne yazıyorsun?""Doktora tezimi""Ne hakkında?""Tavşanların kurtları yemesi hakkında""Yayınlamayı düşünmüyorsun herhalde,buna kim inanır?""Gel istersen göstereyim!"Yine beraberce yuvaya girerler.Tavşan az sonra dışarı çıkar.Sahne2:Tavşanın yuvasının içi:Bir köşede tilkinin bir köşede kurdun kemikleri.Diğer tarafta aslankürdanla dişlerini temizliyor. Anafikir:Doktora tezi yapmak için tezin önemi yoktur, konunun da önemi yoktur. Önemli olan tez DANIŞMANIDIR.
Renklere Göre BAYANLAR
BEAYAZ: Beyaz rengi seven kadınlar uysal olurlar.Küçük bir jestten bile mutlu olurlar. SİAYAH: Siyah rengi seven kadınlar daha çok karamsar ve bencildirler. SARI:Sarı rengi seven bayanlar aradabir eve uğramayı unutacak kadar dolaşmayı severler, aynı zamanda çocuksudurlar. KIRMIZI:Kırmızı rengi seven kadınlar zekidirler, gezmeyi severler. PEMBE: Pembe rengi seven kadınlar eğlenceği severler, alış veriş yapmaya bayılırlar. MAVİ: Mavi rengi seven kadınlar arkadaşlarına çok düşkündürler. YEŞİL: Yeşil rengi seven bayanlar eşlerinden çok ailelerine bağlıdırlar. TURUNCU: Turuncu rengi seven kadınlar hayatta hep kariyer yapmak isterler. MOR: Aşkı severler,beylerine çok düşkündürler.
MUTLU ETMEK KOLAY MI?
Bir kadını mutlu etmek için erkekte şu özellikler bulunmalı:1-Dost 2-Yoldaş 3-Aşık 4-Usta 5-Elektrikçi 6-Marangoz 7-Muslukçu 8-Dekoratör 9-Stilist 10-Psikolog 11-Haşere yokedici 12-Dinleyici 13-Temiz 14-Sempatik 15-Empatik 16-Atletik 17-Sıcak 18-Kibar 19-Nazik 20-Zeki 21-Komik 22-Güçlü 23-Şefkatli (...) 12986-Anlayışlı 12987-Tutkulu (...) 15782-İltifatlı 15783-Alışverişi seven (...) 19856-Zengin !9857-Strese sokmayan (...) 23576-Doğum gününü unutmayan 23577-Evlilik yıldönümünü hatırlayan (...) 24000-Saygılı... Bir erkek nasıl mutlu edilir? 1-Karnını iyice doyurun 2-Uzaktan kumandası ve çayını verip rahat bırakın. Not:Huzursuzluk belirtisi gösterirse Madde-1 den tekrar başlayın!
CEMİL MERİÇ"TEN
Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var. Uykuyla uyuşukluk arasında rakseden bir hayat... Tefekkür vuzuhla başlar,kurtuluş şuurla... Düşünce dünyasında hiçbir fetih nihai değildir. Kitap istikbale yollanan mektup... Okumak iki ruh arasında aşıkane bir mülakattır. Her kitap tılsımlı bir saray. Kapılarını ilk gelene açmaz. Kelime ormanda uyuyan dilber, şairuzaklardan gelen şehzade. Büyük eserler uzun doğum sancılarının mahsulusur. Kamusu(dili) olmayanın namusu da yoktur. Her mukaddesi yıkan Fransız İhtilali, tek mukaddese saygı göstermiştir. Kamusa. İdeolojiler uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri... Sakson köleleri boyunlarında bir tasma taşırlarmış,efendilerinin adı yazılırmış bu tasmaya ve aydınlarımızın hali... Bir kucak odun küçük bir ateşi söndürür,büyük bir ateşi daha da canlandırır. Vuslat sonluda sonsuzu bulmanın sevinci.
İNSANOĞLU
Eflatun"a iki soru sormuşlar;Birincisi "İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir?
Eflatun tek tek sıralamış."Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne varki çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için para öderler. Yarından endişe ederken bugünü unuturlar. Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar, ancak hiç yaşamamış gibi ölürler. "
Sıra gelmiş ikinci soruya;"Peki sen ne öneriyorsun?" Bilge yine sıralamış. "Kimseyi kendinizi sevdirmeye çalışmayın. Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır. Size tavsiyem, önemli olan hayatta çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır."
HAYATI SEYRETMEK
Yazar Kazancakis bir ihtiyara "Nereye bakıyorsun?" diye sorduğunuda, ihtiyar adam gözlerini akan sudan ayırmadan cevap verir. "Hayatıma oğlum, akıp giden HAYATIMA!"
KABRİSTAN
Hz. Ali mezarlığa neden sık gittiğini soranlara şu cevabı vermiş;"İki sebebi var. Birincisi anlattıklarıma itiraz etmiyorlar. İkincisi de arkamdan KONUŞMUYORLAR.
AH ŞU KORKULAR!
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor. Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.Konuşmaktan korkuyor, tenkit edilmekten korktuğu için. Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.(W.Shakkespare)
ABD DE ÇOK GARİP YASAKLAR
ABD’nin çeşitli eyaletlerinde halen kanun kitaplarında yer almayı sürdüren ve ihlali durumunda cezai yaptırımı bulunan yasa maddelerini okuyunca zihniniz allak bullak olabilir, doğruluğundan şüphe edebilirsiniz. Ama hepsi gerçek. Bu yasalar değişik zamanlarda, halka seçtiği yasa koyucular tarafından kabul edilerek kitaplara konulmuş. • Pantolonun arka cebinde dondurma bulundurmak. • Bir erkeğin eşini başparmağından kalın bir sopayla dövmesi. • Çarşamba günleri güneş battıktan sonra fıstık satmak. • Kadınlara yönelik uluma sesleri çıkartmak. • Uçaklardan geyik fotoğrafı çekmek. • Geyiği hareket halindeki uçaktan aşağı atmak. • Geyiğe alkollü içki vermenin cezası hapis. • Eşeklerin küvette uyuması. • Kızıl dereliyle sokak da iskambil oynamak. • Bir evde altıdan fazla kadının yaşaması. • Hareket halindeki motorlu araç dan hayvanlara ateş açmak. Bu yasanın tek istisnası balinalar. • Erkeğin eşinin beş cm den daha kalın bir kemerle dövmesi. • Ontario da horozların şehir sınırları dâhilinde ötmeleri yasak. • Denver şehrinde komşuya elektrik süpürgesini ödünç vermek, farelere kötü davranmak. • Kuaföre giden kadınların saç kurutma makinesindeyken uyumaları. • Atalanta’da bir zürafayı telefon direğine bağlamak. • Gainesville de tavuğu mutlaka elinizle yemek zorundasınız. • Cheyenne’de Çarşamba günleri duş almak. • Bir beyaz evinde ya da arazisinde beş den fazla Kızılderili görürse öldüre bilir. Kızılderililer “saldırgan taraf” kabul ediliyor. • Eyalet sınırları içerisindeki peynir fabrikaların da uyumak. • Bir aslanı sinemaya götürmek. • Kadının eşine ait mektubu açması suç. • Çocukların sinemada geğirmesi. • Balıkları sarhoş etmek. • Celinton ilçesinde kamuya ait binaya yaslanmak. • Kişi nükleer silah bulundura bilir ama patlatamaz. • Bir insanın mahkeme binasının merdivenlerinde karısını akşam sekizden önce dövmesi yasak.
BİR KERE İNANIRSAM...…
Necip Fazıl Abidin Dino’ya sormuş: “Niçin inanmıyorsun?” Abidin Dino kendisine kaybettiren, fakat başkalarına çok şey bulduran şu müthiş cevabı vermiş: “Korkuyorum, bir kere inanırsam bir daha başımı kaldıramam secdeden…” Yani şunu demek istemiş: “Siz öyle bir Allah’a inanıyor; öyle azametli, merhametli bir Zat’tan bahsediyorsunuz ki; eğer öyle bir Allah varsa, değil ona itaat etmemek veya günah işlemek, O varken başımı secdeden kaldırmaya bile haya eder, o cesareti bile kendimde bulamam!”
KÜRDAN Bir et lokantasında yemek yiyen bir vatandaş masada kürdan göremeyince patrona sitem eder:"Kardeşim burası et lokantası,neden masalara kürdan bırakmıyorsunuz?"deyince adam:"Vallahi bırakıyoruz, ama dişini temizleyen atıyor,kimse yerine bırakmıyor ki!"
YÜZÜK Hakim suçluyu sorguya çekiyordu."Demek yüzüğü çalmadın,yolda buldun?""Evet efendim yolda buldum. İnanmazsanız yüzüğü düşüren sahibine sorun!""Peki sahibinin kim olduğunu biliyorsun da, yüzüğü götürüp niçin ona vermedin?""Verecektim ama içindeki yazıyı görünce vazgeçtim.""Ne yazıyordu içinde?""Ebediyen Seninim" yazıyordu"
DUVAR YAZILARI *Herkes iyiliğimizi istiyor, vermeyeceğiz işte!
*Sen terlemişsindir. Sana TERlik getireyim!
*Son gülen,en geç anlayandır!
*Çekemediler bizi,ip koptu.
*"Kaptan Kemal konuşuyor! Kaptan Kemal konuşuyor."Çıkarın beni bu KAPtan!
*Yerin Kulağı var. Benim de kulağım var. Ben yer miyim? Hayır yemem!
*Üzüm üzüme baka baka kararabilir,ama körle yatanın şaşı kalktığı görülmemiştir.
*Dal rüzgarı affeder ama kırılmıştır bir kere!
*Beni soran olursa cevap "e"şıkkı.
*Paranın ne önemi var. Mühim olan miktarıdır.
*Görmemişin oğlu olmuş, hala kör.
*İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyiniz.
*Telefonunuz dinleniyorsa, sesinize hala kulak verenler var demektir.
*Topraktan geldik,toprağa gideceğiz. Marifet çamurlaşmamak.
*Sabır nedir? Diye soranlara Büyükler demişler ki;Yüzünü ekşitmeden acıyı yudumlamaktır.
*Atalarımız zamanında Orta Asya dan tersine gitselerdi, şimdi Japon olurduk.
*Yerçekimini yenerseniz, dünyanın yükünden kurtulursunuz.
*Tam düne alışırken bugün oldu!
*Başına gelenlerden daha korkuncu da olabilirdi,mesela benim başıma da gelebilirdi.
*Bana arkadaşını söyle , senin yazılıdan kaç alacağını söyleyeyimi.
*Size doyum olmuyor. Ben bir lokantaya gidip karnımı doyurayım.
*Bırak gözlerin konuşsun,hiç değilse dedikodu yapmıyorlar.
*Avcılık spor değildir,eğer hayvanların da silahi olsaydı o zaman spor olurdu.
*Size yapılmasını istemediğiniz şeyleri başkalarına yapın, çok zevkli.
*Sık sık ameliyat olun içiniz açılır.
*Son gülen sen olacaksın. Çünkü çok geç anlıyorsun.
*Oğlumun adını mafya koydum, artık ben de mafya babasıyım.
*İnsanlık bugün de para karşısında değer kaybetti.
*Her AŞK bitki isimleriyle BAŞLAR, hayvan isimleriyle BİTER.
*Beşbin kere söyledim abartmayı bırak!
*Yes abicim! Türkçe eğitime benden de OKEY!
*Bit olsam saçlarında dolaşsam yesem yesem doymasam, sonra ister duş al boğulayım, ister iki tırnağının arasında çıtlat kurbanın olayım!
KULCIĞIR Atatürk"ün huzurunda bulunanlardan biri heyecanla seslenir: -Paşam buldum! -Neyi buldunuz? -Şair kelimesinin Türkçe karşılığını! -Neymiş? -Kulcığır Paşam!
Atatürk bunun üzerine orada bulunan Abdulhak Hamit"e dönerek; -Ne dersin bu işe kulcığır? Abdulhak Hamit: -Paşam ya ben şair değilim, yahutta "kulcığır" şair demek değil!
ÖZEL ARABA Necip Fazıl"a sormuşlar;"Üstad özel arabanız yok mu?" Şair hiç düşünmeden cevap vermiş;"ONA EN SON BİNECEĞİZ!"
HAKİM BEY"İN NASİHATI Mahkemede hakim, Necip Fazıl"a nasihat ederken; -Bak dostum,seni bundan böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim değil mi? der. Necip Fazıl Hayretle sorar: -Hakim Bey yoksa istifa mı ediyorsunuz?
DÜŞÜNEBİLMEK Bir gün Necip Fazıl"a:"Düşünebilmek nedir? diye sorarlar. -Düşünemediğimizi düşünmedikçe düşünmekten uzağız şeklinde cevap verir.
MAY-DANOZ-MUN Talebelerden biri ders esnasında S.Ahmed Arvasi"ye sorarlar: -Hocam"İnsan maymunun gelişmiş şeklidir!"diyorlar. Buna ne dersiniz? -O mantığa göre, çınar ağacı da maydanozun gelişmiş şeklidir,der.
İSTEK VE ŞAHSİYET Peyami Safa sohbetlerinin birinde şöyle der: -Kişinin isteği şahsiyetini ortaya koyar. -Nasıl? -Ne istediğinizi söyleyin, ne olduğunuzu haber vereyim.;Bir darı tanesi mi istiyorsunuz? Siz bir serçesiniz. Bir kuzu mu istiyorsunuz? Siz bir kurtsunuz. Siz bir zafer mi istiyorsunuz? Siz bir kahramansınız.
MUTLU SON Çocukların beğenerek okuduğu romanlarını"edebiyattan yoksun yazılar" olarak nitelendirenlere karşı Kemalettin Tuğcu şu karşılığı verir: -Kitaplarımın edebi niteliği olduğunu savunmuyorum. Ama kim ne derse desin ben iyi bir ADAMIM.Kimseye kötülük yapmayı tavsiye etmedim.Çocukları ellerinden tutup adam etmekten zevk alıyorum. Ekseriya fakir çocukları yazdım. Çünkü kendim de yoksulluk içinde büyüdüm. Bu yoksulluk biraz da manevidir. Anası babası ölmüş çocukları ele aldığım oldu. Ama fazla acı çektirmedim. Hiç kimseyi öldürmedim romanlarımda. Bende intihar ettirme, verem filan bulamazsınız. İnsanlar sonunda mutlu kalıyorlar. Ben de onları mutlu etmeyi seviyorum.
BU NE GÖBEK?! İnsanı uyuz eden bir sorudur."Bu ne göbek?" İşte bu soruya verilen cevaplar. *Sana ne!Ben mutluyum, göbek mutlu.*Sorma ya! Göbek kemiklerim fazla iri de...*Zengin gösteriyor değil mi? *Sabah 8 litre su içtim de.*Ben büyüttüm onu aslanım. Bana mı gösteriyorsun? *Nazar etme ne olur, ye iç senin de olur. *Onun da duyguları var! Lütfen!*O benim varoluşçu tarafım. Bir nevi dışa vurumum.*Bilerek taşıyorum, kapıyı açarken zorlanınca işe yarıyor!*Hanımın gönlünü almak için her akşam yaptığı 6-7 çeşit yemeği sünnetliyorum!Onun kalbini kazanmak adına bu göbeği taşıyorum yıllardır!İşin gerçek boyutunu bilmeden sorma "Bu ne göbek?" diye.*Yarın kıtlık olduğunda siz kırılırken öbek öbek,Beni ölümden kurtaracak belki bu aşağıladığınız GÖBEK!
TİTANİC"DE BİZİMKİLER OLSAYDI NE OLURDU?
-Kim çarptı lan gemiyi? -Ya abi selim artistlik yapcam diye çarptı, çok yakın girdi buzdağlarına, ya üf ya. -Allah belanızı vermesin lan sizin! iki dakika aşşağıya indik, batırıdınz caanım gemiyi!
________________
-Evet sayın yolcularımız on kalem sadece bir milyon bitti mi bitmedi, yanında da dikiş ipliği. şimdi sorabilirsiniz okyanusun ortasında ne işimize yarayacak bunlar diye. __________________
-Kaptan napıyorsun lan geniş alsana şu vapuru. -Vapur değil hayvan, ulan titanic lan bu. batmaz, bak nasıl makas atcam şu buzdağlarının arasından hehehe. -Olm dikkat et, bak şu kadar insanın vebali üstümüzde. -Yok bir şey azıcık sürttü yandan, sanayi de pasta atarlar geçer. _____________
-Sadece kadınlar ve çocuklar, zorlamayın lan, sadece kadınlar ve çocuklar. huoop ne diyom lan ben, nereye? -Abi arkadaş vardı, bakım çıkacağım ben! -Ağzını kırarım!. ____________
-Kaptan bir sorun var! -Nedir? -Batıyoruz lan. - Valla mı, inanmam? -Lan yalan mı söylicez! -Hahaha, batar mı olum titanic bu. -lan olum, aşşa inip baktım, su alıyor lan, nah bu kadar delik var. -Hiç olur mu öyle şey, koskoca titanic lan bu, batmaz diye bindik, ben gemiden korkarım normalde. -Abi batıyor yalan mı söylicem lan, şakası olur mu lan bunun. -ahhaha, napcaz lan. hangi arkadas:) yaptı lan bu gemiyi hahahayt. -Kaptan aşşağıda baya büyük bir delik var, su alıyoruz. -Şurda beyaz çimento var, onunla kapatın şimdilik, sonraki limana kadar idare edelim, sonra sanayiye götürürüz. ______________
-Abi buzdagi geliyo be! - ööf öf! - Neresinden baksan 4 trilyon eder bu gemi.. tam gobekten carpacak ba ba ba. tersanede de dogrultamazlar bunu. - Sigortasi bi$eyi vardir abi.. kamaraya gidiyorum cuzdani telefonu alayim - Bizim gocuklari al gel de u$umeyelim.. Valizleri neden almiyorlar sandala anlamadim ki? __________________
-Nerde lan o, nerde nerdeee? -Abi sakin ol, abi sakinleş, kimi arıyorsun? -Nerde lan geminin sahibi, nerde o! -Abi bırak levyeyi uyma abi adama. -Nerde lan, insan olun azıcık, batacaksa batacak deyin lan . delikanlı olun lan, batmayacak dediydiniz lan -Boşver abi, battık zaten, uyma sen ona. -Ya insanı sinirlendiriyorlar yeaa. ___________
-Kaptan gemi batıyor napıcaz? -Oğlum önce kadınlar ve çocuklar! -Abi boşver ben 2 flika ayarladım birinde sen birinde ben arazi olucaz -lan dana o filikalar 60 kişi alıyor -Olsun abi rahat rahat gideriz mehtaba karşı ________
-Abi gemi su alıyor! -Oleyyy be , ulan adam amma tekme attı be,gel yusuf gel bak kickbox turnuvası seyrediyoz -Ama abi gemi... -Salla gemiyi bişey olmaz. bak amerikalıları yendik turnuvada!
_____________________
-Valla nasıl oldu bilmiyorum, ordan birden bir buzdağı çıktı, ortadan girdi. ben kendi yolumda ilerliyordum. -Tamam abi sakin ol, su getirin, ne bakıyorsunuz lan, dağılın işte, çarpmış adam olmuş bitmiş. -Nerden geldi nasıl geldi allah allah. -Tamam abi sakin, fazla zarar yok zaten, iki çizik var. -Onca yıllık kaptanım, Allah Allah, nerden çıktı...? ____________________________________________
-Ulan nooluyo? anaa, ulan anaa, yardık ya gövdeyi! -Kaptan iki saattir gırtlağım patladı bağırmaktan! -Ne dedin lan, ne dedin uyarır insan. -Abi insaf yaaa, iki saattir aysberg var diyorum! -ulan aysberg ne lan, aysberg saysberg diye zırlıyor dibimde. ne biliim lan ben aysberg ne, buzdağı desene şuna, ben de aysberg deyince ufak bir şey sandım, britanyanın köpeği. öysbörgmiş. cibilliyetsiz! ___________________
-Abi ne yapıyorsun? -Buzdağı var. -Niye selektör yapıyorsun buzdağına. -O çekilsin lan. -Abi manyak mısın? hadi abilik sende kalsın, kır yana biraz. -Olmaz lan, selektöre devam.
-Hoop, nereye. -Biz de bineceedik. -Dingonun ahırı mı lan burası? titanic bu, turyol motoru değil. -Akbil vardı. -Hadi ikile. -Para geçiyor mu? -Allah Allah. -Biletini nerden alabilirim. -Bela mısın?kardeşim gider misin? kapama titanic"in önünü!
2090 YILI UYARI LEVHALARI *Kurbanlık sibernetik organizmalarınızın titanyum kaplamalarını THK ya bağışlayınız. *Dikkat! Meteor düşebilir! *Lütfen uzaya tükürmeyiniz! *Türbeye chip,süper iletken meteryal,fiber optik kablo bağlamayınız! *Slikon bazlı, display özellikli kaldırım taşlarının değişmesi sebebiyle verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz!(Çemişgezek Büyükşehir Belediyesi. *Galaktik yol, indirme-bindirme yapılmaz. *Galaktik yolculuklarda lütfen ışın silahınızı görevli anrioide veriniz. *Oy kullananlar! lütfen parmaklarınızı radyasyonlu sıvıya istenmeden batırınız. *Bina içi ışınlama kabini 4 kişiliktir.*Süpersonik atomik lazer üniteli testereyle odun kesilir. * Lütfen yerlere chip atmayınız! *Van kedisi ve Sivas kangal köpeğinin klon cihazına sokulması yasaktır. *Buraya çöp döken MUTAND tır(Mutand:Homosuperior, canlı organizmaların X,Y,Z Gama vb hiper ışınımlara maruz kalması sonucunda hücre çekirdeğindeki DNA dizilimlerinde ve sarmallarında bozulmalar sonucunda canlının fizyolojik ve biyolojiközelliklerinde gözle görülür değişmelerin görülmesi) *Işınlama odasına evcil hayvanla girmek yasaktır. *Galax hava boşluğunda sollama yapmayınız. *Dikkat azami hız 30 ışık yılı! *Lütfen Jüpiter ayılarına kabuklu yiyecek atmayın!*Kapalı yerlerde uranyum vb ürünlerin kullanılması TCK SMZL(N-5)xP nolu yasası gereği yasaktır. *Lütfen androide pasonuzu istemeden gösteriniz! *Dikkat! Uzay gemisi çıkabilir. *Robotlara hidrolik yağ ikram etmeyiniz!
YAZAR (İlginç Bilgiler!)
Dünyanın En Çok Okunan Yazarı; Dünyada en çok okunan yazar, 78 cinayet romanı yazan ve 44 dilde yayınlanan, 2 milyar satan Dame Agathe Cristie(1890-1976) Ayrıca 19 Oyun ve 6 romantik roman yazmıştır. Yıllık telif hakkı kazancı 2.5milyon sterlin.
Dünyanın En Yaşlı Yazarı; Dünyanın en yaşlı yazarı Alice Pollock(1868-1971) İlk kitabı“Portrait of my Victorian Youth” Mart 1971 de yazar 102 yaşındayken basılmıştır.
En Çok Roman Yazan Yazar; Dünyada en çok roman yazan yazar Güney Afrikalı yazar Kathleen Lindsay’dir. 904 romanı basılmıştır.
Dünyanın En Büyük Kütüphanesi; Dünyanın en büyük kütüphanesi Washington D.C de “The United States Librery” 24 Nisan 1800 de kurulmuştur. 15.700.905 sınıflandırılmış. 85.694.352 sınıflandırılmamış toplam 101.395.257 materyali kapsar. 265.000 metrekare üzerine kurulmuş olup, 925km raf uzunluğuna sahiptir. 1992 de kütüphanede 5050 kişi çalışıyordu.
EVLİLİKTE KAVGALARI BİTİREN 21 CÜMLE 1-Haklısın! 2-Mümkündür! 3-Seni Seviyorum! 4-Seni çok iyi anlıyorum! 5-Eline sağlık! 6-Sen bir tanesin! 7-Özür dilerim! 8-Senin yerin çok ayrı! 9-Hayırlısı olur inşallah! 10-Sen Allah"ın bir lütfusun! 11-Problem değil! 12-Teşekkür ederim! 13-Kızgınlığım sana değil! 14-Dualarım seninle! 15-Bana biraz zaman tanı! 16- Sen yapmazsın biliyorum! 17-Canın sağolsun! 18-Hakkını helal et! 19-Allah senden razı olsun! 20-Harika olmuş! 21- Sen dünyanın 8. harikasısın!
PAVAROTTİ’NİN İBRETLİK HAYATI
Babası tenor, annesi tütün işçisi bir konserinde 165 kere alkışlanıp sahneye çağrılacak kadar popüler… Fakat yalnız, evlilikleri mutsuz, intiharı düşünecek kadar çaresiz, yüzlerce milyon sterlini kendisine cehennem hayatı yaşatan eşlerine bırakıp kanser olan ve 12 milyon sterlin borçla ölen bedbaht… 1963’te hayatında iz bırakan bir olay yaşadı. Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin daveti üzerine Ankara’ya geldi. Henüz iki yıllık tenordur. O yıllarda sesi tam olarak oturmamışken davet aldı, ilk konserden sonra sesi yetersiz bulunarak geri gönderildi. Bakın Pavorotti başka neler söylüyor; “Çok mutsuzum. Nicoletta yıllardır bana eziyet ediyor, adeta izole etti. Dostlarımı kapıdan çeviriyor, kızlarım hakkında hep kötü şeyler söylüyor, onlardan nefret ediyor. Asistanımı işten attı. Sadece parayı düşündü. Kızım Alice’yi bana göstermemekle tehdit ederek hep gayrimenkullerle ilgili imzalar attırdı. Kafama bir kurşun sıkacaktım ya da pahalıya malolacak bir boşanmaya gidecektim. Ölümcül hastalığa yakalandığımı bildiğinden, istediği gibi evliliği yönlendiriyordu. SON YILLARIM ÇOK MUTSUZ GEÇTİ ÇOK.
BAŞARISININ SIRRI
Azim ve çalışmayla işlenmiş bir kabiliyetin her türlü engelle baş edebileceğinin en güzel örneklerinden biride Beethoven’dır “Annem verem hastası, babam da alkolikti. Bense cılız ve çelimsiz kalmıştım. Çocukluğum yoksulluk içerisinde geçti. Sevilecek güzel bir yüzüm olmadığı gibi genç yaşımda işitme duyumu da kaybetmiştim. Fakat ne bu tür felaketler, ne de karşılaştığım diğer zorluklar beni yıldıramadı. Azimle, sebatla çalışarak, Allah’ın da yardımıyla ideallerime ulaştım. Ben gayret gösterdim Allah’ın takdiri oldu. Bu zorluklar karşısın da yılmadım Allah’a güvendim. Bunun mükâfatını da hedefime ulaşmakla gördüm.”
BİR ZAMANLAR BÖYLEYDİK…
Hırsızlık nedir bilmezdik: Fransız müellif Dr. Brayer 1830 ların İstanbul’unu anlatır:”Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkanların çoğunlukla genel ahlaka güvenden açık bırakıldığı İstanbul da her sene azami 5-6 hırsızlık olayı görülür.” Medeniydik: İngiliz sefiri Sir James Porter 1740 ların Türkiye si için şunları söyler:”Gerek İstanbul’da gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş hiçbir tereddüte imkan bırakmayacak şekilde ispat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır.” Temizdik: Yere tükürmezdik. Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa ya tanıtmasıyla ünlü Comte Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor:”Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saç ve sakallarında bir hararet olur,zamanla, saçları, sakalları, kaşları dökülür.” Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası nın en görünür yerinde bir levha asılıydı;”Türklerle alışveriş et yanılmazsın!” Naziktik:Edmondo De Amicis isimli İtalyan gezgini 1880 leri anlatıyor;”İstanbul Türk halkı Avrupa’nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahalıdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın daha fazlasını görürsünüz.” İtibarlıydık: Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu. Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik. Dünyaya örnektik: Türkiye Seyahatnamesiyle meşhur Du Loir un 1650 deki düşüncesi şöyle, “Hiç şüphesiz ki ahlak bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün cihana örnek gösterebilecek vaziyettedirler.” Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adam tutup, sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık. Bunlara öyle çok örnekler var ki, saymakla bitmez. Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray 1700 lerdeki halimizi şöyle anlatır: “Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmadı. Ne zaman bir şey unutsam hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturur, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgâhıma kadar geldiler.” Hayata karşı saygılıydık: Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi. Hayvanları hatta bitkileri bile kapsıyordu. Bu konuda Elisse Recus u dinleyelim. “Türkler deki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır. Türklerle Rumlar ın karışık yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla bulabilirdiniz. Eğer evin bacasında leylek yuva yapmışsa bilinki o ev bir Türk evidir.(Küçük Asya C.9) Hayırseverdik: Comte de Marsigli bakın yine ne diyor: “Yazın İstanbul’dan Sofya’ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara BEDAVA ayran dağıttıklarına şahit oldum. Osmanlı karşıtı Avukat Guer bakın ne diyor:”Türk şefkati hayvanlara bile şamildir. Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar,sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar. Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar “KAÇIK” ları bile var. Birçokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar.”
Sanırım şimdi şu soru yerinde olur:”Bizde o zaman var olup da bugün olmayan nedir? Neyi nasıl kaybettik? Nasıl buluruz?
EN BÜYÜK KİŞİSEL GELİŞİM KİTABI
Bizi bizden daha iyi bilen olmaz deriz ya.
Yanılıyoruzdur aslında.
Bizi bizden daha iyi bilen biri var. Haşr 10: Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.
Saff 2: Yalandan uzak dur.
Maun 4-5: Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.
İsra 37: Kibirli olma, alçak gönüllü davran.
Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma.
Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını kabul et.
Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.
Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.
En""am 50: Ön yargılarla hayatı kendine zehir etme.
En""am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.
Felak 1-5: Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.
Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.
Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.
Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.
Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.
Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.
Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.
Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.
Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.
Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine öfkenin dinmesini bekle.
İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.
Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.
Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran.
Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.
Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.
Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar içi n asla feda etme.
Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.
Münafıkun 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil.
Yusuf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.
Ankebut 41: İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.
Al-i İmran 92: İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.
Hacc 46: Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.
İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme.
İsra 23: Anne ve babana ""off"" bile deme.
Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.
Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.
Âl-i İmrân 139: Yaşadığın zorluklar karşısında kendini bırakma ve üzülme; hedefe ulaşmak inancını ve azmini korumayı, duygularına hakim olmayı gerektirir.
Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme.
Necm 3: İnanma duygunu diri tut.
Nisa 58: Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme.
Zümer36: ....Ve sen yine denendiğinde ve yine kalbin daraldığında ve yine bütün kapılar yüzüne kapandığında ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde... Uzun uzun düşün ve hatırla yaradanını!
ALLAH kuluna kâfi değil mi?
39 MADDEDE HUZUR
SAĞLIK 1. Çok su için. 2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de dilenci gibi yiyin. 3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok ve fabrikalar da üretilen yiyecekleri daha az yiyin. 4. 3 E ile yaşayın -- Energy, Enthusiasm, and Empathy (enerji, heyecan ve duygu paylaşımı). 5. Dua etmeye zaman ayırın 6. Daha çok oyun oynayın. 7. 2008"de okuduğunuzdan daha fazla kitap okuyun. 8. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun. 9. 7 saat uyuyun. 10. Her gün 10–30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken gülümseyin. KİŞİLİK: 11. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların seyahatinin ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikrin yok. 12. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere veya şeylere sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi olumlu şekilde şu an için harcayın. 13. Kendinizi fazla abartmayın; sınırlarınızı bilin. 14. Kendinizi çok da ciddiye almayın; kimse yapmıyor. 15. Kıymetli enerjinizi gevezelikle, dedikoduyla boşa harcamayın. 16. Uyanık iken daha fazla hayal kurun. 17. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. İhtiyacınız olan her şeye zaten sahipsiniz. 18. Geçmiş meseleleri unutun. Partnerinizin geçmiş hatalarını hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar. 19. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret etmeyin. 20. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın. 21. Senden başka hiç kimse senin mutluluğundan sorumlu değildir. 22. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada o lduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği eğitim programının bir parçasıdır. 23. Daha fazla gülümseyin ve gülümsetin 24. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı fikirde olmamak için anlaşın. SOSYAL YAŞANTI: 25. Ailenizi sık arayın. 26. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin. 27. Herkesi her şey için affedin. 28. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin. 29. Her gün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız en az 1 kişiye "GÜNAYDIN" deyin. 30. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü sizi hiç ilgilendirmesin. 31. Hasta olduğunuz zaman, işiniz size bakamaz ama. Aileniz ya da Arkadaşınız bakabilir. Onlarla temasta olun. HAYAT: 32. Doğru şeyi yapın! 33. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan her şeyden uzak durun. 34. ALLAH her şeyi iyileştirir. 35. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir. 36. Nasıl hissettiğinizin önemi yok, haydi kalkın, giyinin ve ortaya çıkın. 37. En iyisine henüz sıra gelmedi. 38. Sabah canlı olarak uyandığınız zaman, bunun için ALLAHA şükredin. 39. Maneviyatınız daima mutludur. Öyleyse mutlu olun.
İNTERNETİ BİZ TÜRKLER BULSAYDIK… Bilgisayar açılış mesajları -Ad soyad girin -Şifrenizi girin -İkametgah girin -Nüfus cüzdan sureti girin. -Annenizin genç kızlık soyadını girin.
E –MAİL ALMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER 1. Nüfus cüzdanının aslı ve noter tasdikli fotokopisi 2. İkametgah senedi. 3. Savcılıktan iyi hal alma kağıdı, 4. 6 fotoğraf 5. Son 3 ay içinde alınmış isme tescilli ödenmiş elektrik, su, doğalgaz faturası, 6. Erkek kullanıcıların askerlikle ilişkileri olmadığına dair tecil belgesi veya tezkere belgesinin noter tasdikli sureti 7. 18 yaşını doldurmamış kullanıcılarda velilerinin yazılı izni belgesi.
NOT: E –mail kullanım depozitosu 400euro olup aylık 50 TL kullanım ücreti alınacaktır, faturasını ödemeyen abonenin e –maili kesilir. Ayrıca İnternet İşleri Genel Müdürlüğü abonenin e –mail adresini hiçbir tebliğat yapmadan, önceden haber vermeden kapatma veya değiştirme hakkına sahiptir.
BAĞLANAMAMA MESAJLARI -Bu siteye giriş İnternet Yüksek Konseyi tarafından yasaklanmıştır. -RTÜK bu siteyi anayasaya aykırı bularak (6)ay süreyle kapatılmıştır. -Site borcundan dolayı kapatılmıştır.
BAĞLANMA MESAJLARI -Sitemizi seçtiğiniz için teşekkür ederiz. Sitemize girmekle artık sadece bizim sitemize geleceğinize ve başka hiçbir adrese gitmeyeceğinize dair anlaşmayı kabul etmiş oluyorsunuz. Bu durumu kabul ediyorsanız “Evet” etmiyorsanız “Evet” tuşuna basın. İhtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri yetkilidir.
HATA MESAJLARI -Ulaşmaya çalıştığınız bilgisayarın mahallesinde elektrikler kesik olduğundan bağlantı kurulamıyor. -Eksik tuşa bastınız, lütfen tekrar deneyin. “Q” harfine bastınız, bu durumun bir yanlışlık sonucu olduğuna inanıyoruz, çünkü Türkçede böyle bir harf yoktur. Bir daha bu tür harflere basmanız halinde bilgisayarınız takibe alınacaktır.
LEYLA Halife Leyla"ya sorar:
" Leyla, sen misin? Mecnun senden dolayı mı perişan oldu ve kendini kaybetti? Görüyorum ki Senin diğer güzellerden farkın,üstünlüğün yok! "
Leyla şöyle cevap verir:
" Sus! Zira sen Mecnun değilsin !"
BU DA GEÇER...
Sultan Mahmut bir gün tüm vezirlerini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş. Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. sultan mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde " Bu da geçer ya Hu" yazıyormuş....
THE MAIN CAUSES OF LIVER DAMAGE ARE: (Karaciğer hasarının ana nedenleri:)
1. Sleeping too late and waking up too late. (Çok geç uyuma ve çok geç kalkma.)
2. Not urinating in the morning. (Sabahları çiş yapmamak)
3. Too much eating. (Çok fazla yemek)
4. Skipping breakfast. (Kahvaltıyı atlamak)
5. Consuming too much medication. (Çok fazla ilaç tüketmek)
6. Consuming too much preservatives, additives, food coloring, and artificial sweetener. (Çok fazla koruyucu, gıda katkısı, gıda boyası ve yapay tatlandırıcı tüketmek)
7. Consuming unhealthy cooking oil. (sağlıksız pişirme yağı tüketmek) As much as possible reduce cooking oil use when frying, which includes even the best cooking oils like olive oil. Do not consume fried foods when you are tired, except if the body is very fit. (İçinde en iyi pişirme yağı olan zeytinyağı bile olsa, kızartma yaparken mümkün olduğunca pişirme yağını azaltın. Yorgun olduğunuzda, eğer vücudunuz formda (zinde) değilse kızarmış gıdalar tüketmeyin.)
8. Consuming raw (or overly done) foods also adds to the burden of liver. Veggies should be eaten raw or cooked 3-5 parts. Fried veggies should be finished in one sitting, do not store. (Çiğ veya fazla pişmiş gıdaların da tüketilmesi karaciğere ağır yük olur. Sebzeler çiğ veya 3-5 kısım pişirilerek yenmelidir. Kızarmış sebzeler bir öğünde bitirilmeli, saklanmamalıdı r.)
THE TOP FIVE CANCER CAUSING FOODS ARE: (Kansere en çok neden olan 5 gıda)
1. Hot Dogs (Sosisli sandviç) Because they are high in nitrates. the Cancer Prevention Coalition advises that children eat no more than 12 hot dogs a month. If you can"t live without hot dogs, buy those made without sodium nitrate. (Zira içinde çok fazla nitrat vardır. Kanser koruma koalisyonu, çocukların ayda 12 adetten fazla sosisli sandviç yememelerini önermektedir. Sosisli sandviçsiz yapamıyorsanız, sodyum nitratsız yapılan cinsini satın alın.)
2. Doughnuts (Yağda kızarmış şekerli çörek veya lokma) Doughnuts are cancer-causing double trouble. First, they are made with white flour, sugar, and hydrogenated oils, then fried at high temperatures. Doughnuts, may be the worst food you can possibly eat to raise your risk of cancer. (Lokmalar kansere yol açan çiftli dertlerdir. Birincisi, bunlar beyaz undan, şekerden ve hidrojene yağdan yapılır, sonra yüksek ısıda kızartılır. Bunlar, belki de kanser riskini arttırmak için yiyebileceğiniz en kötü yiyecektir.) 3. French fries (Kızarmış patates) Like doughnuts, French fries are made with hydrogenated oils and then fried at high temperatures. They also contain cancer- causing acryl amides which occur during the frying process. They should be called cancer fries, not French fries. (Lokmalar gibi, kızarmış patates de hidrojene yağdan yapılır, sonra yüksek ısıda kızartılır. Bunlar ayrıca, kızarma işlemi sırasında ortaya çıkan ve kansere neden olan akrilamid maddesini de içerir. Bunlara “French fries” değil, “kanser fries” olarak çağırılmalıdır.)
4. Chips, crackers, and cookies (Cips, kraker ve kurabiye, bisküi) All are usually made with white flour and sugar. Even the ones whose labels claim to be free of trans-fats generally contain small amounts of trans-fats. (Tümü genellikle beyaz un ve şekerden yapılır. Etiketinde “trans yağlar içermez” yazılı olsa bile, genellikle az miktarda trans yağ vardır.)